Nelere alışmamıştım ki daha önce.. Neden öyle olduğunu anlayamadığım binlerce sonuca alışmak zorunda kalmıştım. Belki de alışmak zorunda bırakılmışımdır. Bilemiyorum.. İstemediğim kavgaları etmeye, sevmediğim ortamlarda bulunmaya, hoşuma gitmeyen şeylere gülümsemeye, hiç bir söylenene hayır diyememeye.. İstanbul'un gidişine.. Hepsine alışmıştım ve işin kötü tarafı; bunlara alışırken farkında bile olmamıştım.. Bir çok kez her birinin ardından "bir dahaki sefere.." diye söylenmelerimi ise şimdi bir başka alışkanlığım olarak fark ediyorum. Komiksin hayat.. Benimle nasıl bir oyun oynadığını çözemesem de; eğlendiğini hissedebiliyorum.
Ütopik Tuval - Lalini
Lalini Levinden Günahlar
LLG Hakkında
(Tüm karakterleri ve olayları hayal ürünü, yeni yetme bir roman denemesi)
21.7.13
Farkındalığın Dayanılmaz Hissi (1)
"Bu adamı nasıl salabilirsiniz? Şimdi ben anlamadım yani nasıl serbest kalabilir? Çıkınca gene aynı şeyi yapmaya kalkacak bu!"
Mahkeme salonundaki annenin sözleriydi.. Haklı olduğunu biliyordum. Ama pek etkilenmemiştim açıkçası. Okula ilk başladığımda böyle sahnelerle karşı karşıya kalacağımın farkındaydım. Hep haklının yanında duran bir avukat olmak gibi ideallerim ise hatırlayamayacağım kadar uzaklarda, tozla kaplanmışlardı. Bugün bunu yaşıyor olmam, bu durumun ispatıdır. Bir çocuk tecavüzcüsünü savunan avukatın yanında staj yapıyorum..
-
04:18
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)